İslam'ın Aileye Verdiği Önem

2008-08-06 23:03:00

 

وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِّتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

 

İSLAM'IN AİLEYE VERDİĞİ ÖNEM         
                           

Muhterem Mü'minler!

Bilindiği üzere aile, toplumun en küçük temel taşı olup, anne-baba ve çocuklardan oluşur. Yüce dinimiz İslam, aileye çok büyük bir önem vermiştir. Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayeti kerimede evlilik, boşanma ve aile fertlerinin görev ve sorumluluklarına temas edilmiştir. Nitekim, evliliğin tavsiye edilmesi,[1] kadınlara mehir verilmesinin emredilmesi,[2] gayr-i meşru ilişkinin yasaklanması[3] ve evlenilmesi yasak olan kadınlar konusu[4] bunlardan bazılarıdır ve bütün bunlar aile kurumuna verilen değere işaret etmektedir.

İnsanı fıtrat üzere yaratan ve kullarını çok iyi tanıyan yüce Allah, elbette onların ihtiyaçlarını da çok iyi bilmektedir. Dolayısıyla bu ihtiyaçların karşılanması için helal yolları da insanlara göstermiştir. Rabbimiz, hikmeti ve imtihanın da bir gereği olarak insanı iki farklı cinste yaratmıştır. Bu iki cins ancak birbirleriyle kaynaşarak gerçek huzura ulaşabilir. Zira yüce Allah, kadın ve erkeği birbirine muhtaç kılmış ve aralarına da bir sevgi bağı koymuştur. Bu durum ayet-i kerimede şöyle ifade edilmiştir. “O'nun işaretlerinden biri de, sizi cezbeden kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve şefkati yerleştirmesidir. Bunda kuşkusuz, düşünen insanlar için dersler vardır!”[5]

 

Değerli Müminler!

Aile insanın huzur bulduğu sıcak bir yuvadır. Sağlıklı nesillerin yetiştirildiği bir ocaktır. Sevgi, saygı, sadakat ve güven ortamının tesis edildiği bir müessesedir. Allah-u Teala bu kurumun korunmasına ve sağlıklı bir şekilde işlemesine çok büyük bir önem vermiştir. Bu itibarla karşı cinse ilginin sınırlarını belirlemiş, kadın ve erkek arasındaki ilişkilerin meşru yolunun ancak nikah ile olacağını açıkça ortaya koymuştur. Nitekim Kuran-ı Kerim'de: “Size helal olan kadınlarla evlenin.”[6] ve “İçinizden bekar olanları evlendirin.[7] ayetleri bu duruma işaret etmektedir. Hz. Muhammed de: “Evlenmek benim sünnetimdir. Sünnetimi terk eden benden değildir[8] diyerek aile kurumunun ne denli önemli olduğunu ortaya koymuştur. Dinimizin evliliği ısrarla teşvik etmesinin sebebi, insanın doğal ihtiyaçlarının helal bir yolla karşılanmasını temin maksadıyladır. Peygamber Efendimiz: “Gençler! İçinizden evlenmeye gücü yetenler evlensin. Çünkü evlenmek gözleri harama bakmaktan korur ve iffeti daha iyi muhafaza eder[9] demek suretiyle nikahın ve helal birlikteliğin önemini ortaya koymuştur. Ancak günümüzde nikahsız beraberliklerin özendirilmeye çalışıldığı da ayrı bir gerçektir. Oysa dinimizin bu tür gayr-i ahlaki tutum ve davranışları onaylamadığı okuduğumuz ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerden açıkça anlaşılmaktadır.

 

Muhterem Müslümanlar!

Evlilik bizim iffetimizi koruyan, bizi huzura kavuşturan, dünyadaki güzellikleri tanımamıza ve Rabbimize şükretmemize vesile olan önemli bir sözleşmedir. Bir başka ifadeyle evlilik; Rabbimizin ilk insan Hz. Âdem ve Havva'dan itibaren insanlığa sunduğu çok özel ve güzel bir hediyedir.

Bununla birlikte şunu da belirtelim ki, evliliğin insanı günahtan koruması ve ailede gerçek huzura ulaştırması yine bizim çaba ve gayretlerimizle mümkün olacaktır. Allah (c.c) bunun yollarını da bizlere göstermiştir. Evlilik sayesinde zina ve benzeri günahlardan korunabilmenin yolunun “zinaya hiçbir şekilde yaklaşmamak[10] olduğu Kur'an'da ifade edilmiştir. Evliliğin insanı günahlardan koruması için günaha giden bütün yolların kapatılması gerektiği açıktır. Bunun için de kişinin gözünü ve gönlünü haramdan koruması gerekmektedir. Bu konuda özellikle gençlerin kendilerini günaha götürebilecek arkadaşlardan ve bu tür ortamlardan şiddetle ve ısrarla kaçınmaları uygun olacaktır.

 

Muhterem Müslümanlar!

      İslam'ın ön gördüğü gibi bir aile ve bu aile yuvasında huzur ve mutluluk istiyorsak, eşimizle iyi geçinelim. Ona hak ettiği değeri verelim. Her zaman son derece nazik ve kibar olalım. Birlikte hayatı paylaştığımız eşimize ve çocuklarımıza sevgi, saygı ve merhamet gösterelim. Onlara güven verelim. Bunu başarabilmek için de önce kendi hatalarımızı düzeltmekle işe başlayalım. Mutlu bir aile yuvası kurarak ilk önce kendi çevremize iyi bir örnek olalım. Arkamızda dağılmış yuvalar, mağdur edilmiş eşler, üzgün ve umutsuz yavrular kesinlikle bırakmayalım.

 

 

 

Dr. Ahmet Emin SEYHAN

Isparta Merkez Vaizi



[1]  Nisa, 4/ 3.

[2] Nisa, 4/4.

[3] Nur, 24/ 3, 26                                                                                                                                                              

[4] Nisa, 4/23

[5]  Rum 30/21

[6] Nisa 4/3

[7] Nur 24/32

[8] İbn Mâce, Nikah, 1

[9] Buhari, Savm, 10

[10] İsra 17/32

4688
0
0
Yorum Yaz