İnsanlar Zor Zamanlarda Belli Olur!

2017-01-12 00:26:00

İnsanlar Zor Zamanlarda Belli Olur!

Bazı insanların ne mal olduğu, kime ve neye hizmet ettiği, kaç kıratlık/ kuruşluk adamlar oldukları zor zamanlarda belli olur. Zira onlar konuşmalarıyla veya yaptıklarıyla kendilerini ele verirler. Sonra kıvırtırlar ama iş işten geçmiştir. Foyaları meydana çıkmıştır. Artık geri dönmeleri de mümkün değildir. Zira tarihe not düşülmüştür. Sözleri veya yazıları kayıt altına alınmıştır. Bunlar ölene kadar da peşlerini bırakmayacaktır. Bu tür dönekler; “Ben aslında onu kast etmemiştim” deseler de hiçbir işe yaramayacaktır. Çünkü her şey ayan beyan ortaya saçılmıştır.

“Bu nasıl mı oluyor derseniz?”konuyu birkaç örnekle açıklamaya çalışalım.

15 Temmuz 2016 günü vatan hainlerinin darbeye teşebbüs ettikleri saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan, halkı darbecilere karşı direnmeye şehirlerin meydanlarına, sokaklarına ve havalimanlarına çağırdığında, kendisi de bunu duyduğu veya telefonla haber verildiğinde bu tür sahte/ korkak/ oportünist liderler/ şeyhler/ hocalar birtakım laflar etmişlerdir. İşte onların bu sözleri insanların hafızalarına ve videolara kaydedilmiştir.

Onların bazıları şöyle söylemişlerdir:

“Arkadaşlarımız evlerinde oturup dua etsinler. Sakın sokaklara çıkmasınlar! Bugün her şeyden daha çok duaya ihtiyacımız vardır!”

“Bize gönül veren yarenlerimiz/ mürîdânımız/ sevenlerimiz evlerinde otursunlar, zikirle ve tesbihâtla meşgul olsunlar, sakın sokaklara dökülmesinler. Sokağa çıkmakla bir şey halledilmez. Silahlı insanların karşısına silahsız insanlar çıkartılmaz.”

“Darbe millete hayırlı olsun! İnşallah bu asker kardeşlerimiz kendilerini gönülden seven tarikatlara ve cemaatlere gereken desteği vereceklerdir! Biz onların yanındayız ve şimdi onların başarıları için dua ediyoruz. Sokağa da çıkmıyoruz!”

“Kur’ân talebelerimi sürü psikolojisiyle hareket etmemeye davet ediyorum. Onlar evlerinde oturup bu darbenin sonuçları üzerinde değil sebepleri üzerinde kafa yorsunlar!”

Görüldüğü üzere yukarıdaki açıklamalar, darbenin daha ilk saatlerinde yapılmış, bu korkak adamlar kendi taraftarlarını sokaklara çıkmaktan men etmiş, ancak bu necip millet sokaklara dökülüp darbecileri püskürtünce gecenin ilerleyen saatlerinde aynı adamlar bu sefer talebelerini/ müritlerini/ sevenlerini sokaklara çıkmaya davet etmiş ve darbe karşıtı bir tavır takınmışlardır.

Oysa o zor zamanlarda/ dakikalarda ne mal oldukları ortaya çıkmıştır.Tarih bunları kaydetmiştir. Sonra bu adamlar başarısız darbe girişiminin hemen ardından yaptıkları konuşmalarda “bu fetö’cülerle en çok kendilerinin mücadele ettiğini, onların ölüm listesinde olduklarını, mahkemelerde süründüklerini, bedel ödediklerini” söyleyerek milleti aldatmaya kalkışmışlardır. Ancak iş işten geçmiştir; korkaklar ve cesurlar gün yüzüne çıkmıştır.

Bu adamlar daha sonra hızlarını alamamış, karizmalarının fena halde çizildiğini anlayınca demokrasi mitinglerine katılıp oralarda pozlar vermiş ve bunu kendi tv kanallarında/ sosyal medya hesaplarında paylaşmışlardır. Ancak bütün bunlar nafiledir. Zira millet bu zavallıların söylediklerini kaydetmiştir ve asla unutmayacaktır.

Nitekim o demokrasi mitinglerine koşup oralarda poz verenler, bunları sosyal medya hesabından paylaşanlar, darbecilerle hiçbir alakalarının olmadığını açıklayanlar gizli haberleşme programı “bylock” kullandıkları gerekçesiyle veya başka delillerin ortaya çıkmasıyla gözaltına alınmış, tutuklanmış ve kamu görevinden ihraç edilmişlerdir. Bunlar da başka yamuklardır, omurgasız sürüngenlerdir ve dik durmayı bir türlü beceremeyen zavallılardır. Mertçe “Evet biz yaptık, bende bu işin içindeydim, kısa yoldan köşe dönme hayaliyle bu örgüte yardım ve yataklık ettim; bir an önce makamlarda yükselme arzusu beni bitirdi, hata ettim, pişmanım!” demek yerine kıvırtmayı tercih etmişlerdir.

Sonuç olarak, darbe girişimi bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür. Kimin ne mal olduğu ortaya çıkmıştır. O gece döneklik yapanları millet hafızasına kaydetmiştir ve bu korkakları tarih de millet de asla affetmeyecektir. (13.01.2017)

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Emin SEYHAN                     

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

84
0
0
Yorum Yaz