Arkadaş! O zaman Sen Yobazın ve Ahmağın Tekisin!

2016-11-10 20:56:00

 

Arkadaş! O zaman Sen Yobazın ve Ahmağın Tekisin!

Arkadaş! Eğer sen bir adamın yazdığı makalenin sadece başlığına bakarak kolayca hüküm veriyor ve onu damgalıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen bir adamın yazdığı makalenin içeriğini hiç okumadan, gerekçelerini görmeden hüküm veriyor ve onu karalıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen bir adamın sözlerini çarpıtarak yayınlayan medya organlarına güveniyor, konuşmanın tamamına ulaşıp gerçeği araştırma zahmetine katlanmıyor, üstelik kendini adam evladı sanıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen bir adamın makalesinden/ kitabından/ tebliğinden özenle seçilmiş/ cımbızlanmış cümlelere bakarak hemencecik karar veriyor, yazılanların tamamını okumaya yanaşmıyor, sonra da o adamı itibarsızlaştırıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen bir adamın konferansından veya sunduğu tebliğden “özenle” kesilmiş görüntülere bakarak hemencecik karar veriyor ve videonun tamamını seyretmeye vakit ayırmıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen bir adamın konuşmasının daha ikinci dakikasında “Protesto ediyorum” diye ayağa fırlıyor, bağırıyor, çağırıyor, salonda şov yapıyor, farklı düşünceyi dinlemeye tahammül edemiyor ve alçaldıkça alçalıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen kulaktan duyma yalan yanlış bilgilerle, hiçbir araştırma külfetine katlanmadan, hiçbir delile dayanmadan birisi hakkında kolayca hüküm veriyor ve onun hakkında yanlış bir izlenim uyandırıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen “sahtekârlara/ hainlere/ alçaklara” güvenip onlarla birlikte hareket ediyor, gerçeklere aklını/ gönlünü/ vicdanını/ zihnini kapatıyor ve bunlarla iş tutuyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen sahte şeyhlerin/ sahte hocaların/ sahte din adamlarının peşinden gidiyor, onların “hadis-i şerif” diye önüne koyduğu“masala/ efsaneye/ mitolojiye/ uydurma rivayetlere” itibar ediyor, bunları sorgusuz sualsiz kabul ediyor ve gerçeği araştırma külfetine katlanmıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen iftiralarla hareket ediyor, dedikodu üretiyor, yalan yanlış her haberi sağda solda yayıyor ve menfaatin için evrensel hukuk ve ahlak ilkelerini çiğniyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen karşıt görüşleri duymayı hazmedemiyor, onları dinlemiyor ve kendini hakikatin tek ve şaşmaz ölçüsü sanıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen karşındaki adamı küçümsüyor, ona kötü/ kırıcı/ kaba/ sert davranıyor ve tüm haklı uyarılara kulak tıkıyorsan sen tek kelimeyle yobazın, ahmağın ve şeref yoksunun tekisin!

Eğer sen kendini “eşsiz, önemli, vazgeçilmez ve bulunmaz Hint kumaşı” zannediyor, ona buna akıl dağıtıyor sonra da dönüp kendine hiç bakmıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen yanlışlara dikkat çeken, uydurma hadislere karşı müslümanları samimiyetle uyaran, ıslahı ve tecdidi önemseyen/ önceleyen birini, hiçbir delile dayanmadan “reformist/ modernist/ mealci/ müsteşrik uşağı/ hadis düşmanı” olmakla suçluyor ve itibarsızlaştırıyorsan sen tek kelimeyle yobazın, ahmağın ve şeref yoksununun tekisin!

Eğer sen daha sağlam bir fikir ortaya koyarak görüşünü çürütemediğin bir adamın sesini kısmaya/ susturmaya çalışıyor, onun dinlenilmemesi gerektiğini söylüyor ve kendine hiç toz kondurmuyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen daha dostunu ve düşmanını tanımıyor, birilerinin dolduruşa/ gazına geliyor, aklınla değil duygularınla hareket ediyor ve ona buna çamur atıyorsan sen tek kelimeyle yobazın ve ahmağın tekisin!

Eğer sen seviyesiz eğlence ve magazin programlarına zaman ayırıyor, ömrünü okey masalarında geçiriyor, basit filmleri seyretmeyi meziyet zannediyor, sonra da “çöplüğe dönmüş üç kuruşluk aklınla” ona buna hocalık/ âlimlik/ efendilik/ abilik/ büyüklük taslıyorsan sen tek kelimeyle şeref yoksununun, yobazın ve ahmağın tekisin!

[Bazıları bu ifadelerimizi biraz sert bulabilir. Ancak biz Hz. Ali’nin şu sözünü çok sevmiş ve bunu kendimize prensip edinmişizdir: “İnsanlara anlayacakları dil ile konuşunuz.” Dolayısıyla nezaketten anlayana nazik, böyle bir üsluptan anlayana da böyle yazmak ve konuşmak gerekiyor. Zira “Biz ne yaptık ki bu adam bize böyle şeyler söyledi?” diyerek kendilerini sorgulamayanların “söylenenleri anlamaları ve kendilerini düzeltmeleri” çok zordur. Kaldı ki istediğini söyleyenin istemediği şeyleri işiteceği de açıktır. Bu nedenle, bu tür bir üslupla yazılmış yazıyla karşılaşan, alınganlık gösteren veya yarasından dolayı gocunan kimsenin suçlaması gereken o yazıyı yazan adam değil, onun böyle yazmasına neden olan kişi veya kişilerdir. Dolayısıyla bu tür adamları uyarmak ve onları yanlışlarından vazgeçirmeye çalışmak yerine hâlâ bu üslupla yazı yazanı suçlamak ve tüm kabahati ona yüklemek de başka bir yobazlık, ahmaklık, şeref yoksunluğu ve namus fukaralığı olarak değerlendirilebilir.]

Sonuç olarak, fanatikler, yobazlar, aptallar ve ahmaklar dönüp kendilerine bakmalı, el âleme akıl vermeden önce kendileriyle yüzleşmeli, “iplerini eline verdikleri şeytanlardan ve şeytanlaşmış insanlardan” bir an önce yakalarını kurtarmaya bakmalıdır. Aksi halde bu dünyada şeref yoksunu, namus fukarası, yobaz ve ahmağın biri olarak yaşayacak ahirette de bu yapıp ettiklerinden dolayı cehennemi boylamaları kaçınılmaz olacaktır. (11.11.2016)

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Emin SEYHAN                     

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

 

169
0
0
Yorum Yaz